diyet ile kilo verme

Diyet ile verilen kilolar ne kadar kalıcı olmakta? 

 Çok bilinen İsveç obezite çalışması verileri üzerinden açıklayacak olursak; Diyet ile verilen kilolar genellikle kalıcı olmamakta ve hatta bazen fazlasıyla geri alınmaktadır. Bu çalışma 10 yıl boyunca yaklaşık 4000 kişinin katılımıyla yapılmış olup, kişilerin diyet ile kilo vermesi sağlanıp uzun dönem sonuçları kayıt altına alınmıştır. Diyetisyen takibi ile yapılan bu çalışmada zayıflayan kişilerin 6 ayda ortalama vücut ağırlıklarının %1.2 sini verdikleri  fakat bu kiloları 2 sene içince geri aldıkları hatta 10 sene sonunda %1.5 daha da fazla kilo aldıkları bulunmuştur.

 Çalışmanın sonuçları arasında diyet yapanların %90 dan fazlası zayıflayamamıştır. Diğer çalışmalarda da benzer sonuçlar elde edilmiştir. Bu sonuçları özetleyecek olursak; diyet yapan kişiler ilk 6 ayda yaklaşık başlangıç kilolarının %5- 10`unu verirler. Fakat 1/3- 2/3`ü 4-5 yıl içinde verdiklerinden fazlasını geri almaktadırlar. Bu yüzden obezite cerrahisi dünyada daha da popülerlik kazanmıştır. Öyle ki 2013 verilerine göre Amerika Birleşik Devletlerinde yılda 179.000 obezite cerrahisi ameliyatı yapılmaktadır.

 Peki neden diyet yapmalıyız?

Burada şu yanlış anlaşılmanın önüne geçmek istiyorum: Diyet işe yaramazdır gibi bir algı oluşmamalıdır. Fakat Son dönemlerde popüler olan kısa sürede çok kilo verdiren diyetlerden uzak durulmalıdır. Zaten bir yöntem bilimsel olarak ne kadar başarılı ve kanıtlanmış ise o kadar az sayıda bulunur. Yani bu onlarca değişik diyetin varlığının, diyetlerdeki başarısızlığın bir göstergesi olduğu anlamına geliyor. Dr. Mehmet Öz`ün de dediği gibi “En iyi diyet, hayatınız boyunca yapabileceğiniz diyettir”.

 Burada dikkat edilmesi gereken husus, zayıfladıktan sonra ideal kiloyu mümkün olduğunca uzun süre idame ettirmek gerekliliğidir. Çünkü beynimizde vücut ısımızı ayarlayan bölge, benzer bir şekilde bir nevi termostat görevi yaparak kilomuzu da kontrol etmektedir. Vücudumuzdaki hormonal her düzenlemede olduğu gibi bu da aylar sürmektedir. O yüzden ideal kilonun muhafaza edilmesi en az bir yıl sürmelidir. İşte bu yüzden obezite cerrahisinde ilk önce hastanın diyet uyumu araştırılır; en az 6 ay diyet yapılıp yapılamdığı sorgulanır. Bir örnek verecek olursak; mide küçültme ameliyatı, mide hacmini azalttığı için uyulamayan diyete devamı sağlar çünkü mide az yemekle hemen dolacağı için açlık hissi azalır. Mide küçültme ameliyatı aylarca zayıflatarak ideal kiloya ulaştırdığı için beyindeki kilo ayar bölgesini de kontrol ediyor gibi görünmektedir. Bunu destekleyen yayınlar mevcuttur.

 Obezite Cerrahisi Sihirli Değnek Değildir

 Obezite cerrahisinin sihirli değnek olmadığı, herkesin öncelikle diyet ve egzersiz ile kilo vermesinin tavisye edildiği unutulmalıdır. Obezite cerrahisi sonrası beslenme de en az diet kadar önemlidir. Bu süreç bilinen diyetlerden farklı olduğu için sadece obezite cerrahisi konusunda profesyonelleşmiş diyetisyenler tarafından düzenlenir. Önemli bir diğer husus ise obezite cerrahisi ve özellikle de mide küçültme ameliyatlarının aşırı kilolu kişilere saklanması gerektiğidir. Çünkü aşırı kilolu kişiler diyetten en az fayda gören gruptadırlar. Zayıflamak istiyorum diyen  kişilerin öncelikle bir doktor kontrolünden geçerek, diyet listelerini kendi başlarına değil de bir profesyonel diyetisyen tarafından ayarlanan diyet yemekleri ile zayıflamaya çalışmalarını öneririm.

 

 Kimler mide küçültme ( ve diğer Obezite cerrahisi) ameliyatı olabilirler?

 Vücut kitle indeksinin ≥ 40 olması, yada ideal kilodan 45 kilo ve daha fazlasının olması.

Vücut kitle indeksinin ≥ 35 olması ve ek olarak obezitenin yol açtığı şeker hastalığı, yüksek tansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, kireçlenme, kolesterol yüksekliği, sindirim sistemi problemleri ve kalp hastalıkları gibi diğer hastalıkların bulunması.

Zayıflama yöntemlerinin belirli bir müddet uygulanmasına rağmen sağlıklı bir şekilde kilo verilememiş olması.

Son yıllarda tüp mide ameliyatı olanlar ve sonuçlar göz önünde bulundurularak şeker hastalarında vücut kitle indeksi30- 35 olalanlara da obezite cerrahisi önerilmeye başlanmıştır.

Bu kriterler hastaların obezite cerrahisinden fayda görme durumları, hastaların önceki ilaç masrafları gibi değişkenler göz önünde bulundurularak sigorta şirketlerince kabul edilen kriterlerdir.

 

 Obezite Cerrahisinin Riskleri Nelerdir?

Her ameliyatta olduğu gibi mide küçültme ameliyatının da riskleri mevcuttur. Obezite cerrahisi doktorları olarak bizler bu konudaki sorularla sıkça karşılaşmaktayız, fakat zayıflamak istiyorum diyen bir kişinin hayatında alacağı bu önemli kararda içinin daha rahat etmesi mide küçültme ameliyatı fiyatları konusundan çok obezite cerrahisi yapan hastaneler  ve obezite cerrahisi doktorlarının  tecrübesine güvenmesiyle mümkün olacaktır.

Mide küçültme ameliyatı riskleri:

Anesteziye bağlı riskler, nefes darlığı, enfeksiyon, ölüm, safra kesesi taşları, beslenme bozukuğu, kan pıhtısı, damar tıkanması, kanama, kaçaklar, kusma, fıtık olarak sayılabilir. Dikkat edilirse de görüleceği üzere bu riskler karın içi ameliyatların tümü için ortaktır. Hatta istatistiklere bakılacak olursa safra kesesi ameliyatı sonrası sorun görülme ihtimali ehil ellerde yapılan mide küçültme ameliyatı risklerinden daha fazladır. Teknik beceri gerektiren her işte de olduğu gibi obezite cerrahisi doktorlarının tecrübesi, alınan güvenlik önlemlerine gösterilen özen, hasta ile ilgilenmek için ayrılan zaman, obezite cerrahisi yapan doktorlara ulaşma kolaylığı bu mevcut risklerin azalmasına sebep olacaktır. Obezite cerrahisi yapan hastaneler de bu konuda sorumluluk sahibidir.

Obezite cerrahisi, safra kesesi ameliyatının aksine ameliyat sonrasında çıkarılan bir organ ile değil ameliyatta düzgün olarak ayarlanmış bir organla yaşamayı gerektiren bir cerrahidir. Bu durum da tüp mide ameliyatı sonrası beslenme ve bakımı daha da önemli kılmaktadır. İşte bu yüzden obezite cerrahisi doktorlarınıseçerken, çalışmakta oldukları obezite cerrahisi yapan hastanelerin bünyesinde bulunan obezite cerrahisi diyetisyenleri ve obezite cerrahisi sonrası psikolojinizle ilgilenecek bir psikolog bulunuyor mu? diye mutlaka sorulmalıdır.

 

 Hastalarımın benden sıkça duydukları gibi; obezite cerrahisinde zayıflama yolculuğu mide küçültme ameliyatı ile başlar, hastanın motivasyonu ve beslenme alışkanlıkları kişinin ideal kilosunu ne kadar süre koruyacağını belirler. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz; ameliyat herkesi 6 ay boyunca fazla kilolarından kurtararak zayıflamakta. Obezite cerrahisi sonrasında diyetisyen desteği ile sağlıklı beslenmenin öğrenilmesi gerekiyor bu da motivasyon gerektiren bir iş. Ameliyat sonrası diyetisyen desteği almayanlar ya da psikolog ile görüşerek motivasyonlarını yüksek düzeyde tutamayanlar tüp mide ameliyatı sonrası kilo alımı görülebilmekte. Kilo alımı genellikle bir yılın sonunda başlar ve devam eder. Kilo alan hastalara obezite cerrahisinde revizyon olarak bilinen ikinci ameliyatlar gerekebilmektedir. Bunlar korkulacak ameliyatlar değildir, fakat gerçekten gereken hastalara saklanmalıdır. Bu yüzden tüp mide/mide küçültme ameliyatının fiyatı ne kadar? sorusundan çok ameliyat sonrası ne kadar süre boyunca zayıflamış bir şekilde, ideal kilomda kalabilirim? diye sorulması uygun olacaktır.

 Obezite Cerrahisi Sonrası Beslenme

 Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını hayatımıza dahil etmeliyiz. Bu sağlıklı beslenme süreci tabi ki obezite cerrahisi sonrasındaki süreci de kapsamakta. Mide küçültme/Tüp mide ameliyatında, mide bir kılavuz tüp yardımıyla küçültülür. Midenin ameliyat sonrasında hacmen yaklaşık %20’si kalır. Mide küçültme ameliyatından sonraki ilk aylarda günlük sıvı ihtiyacını karşılamak için sıkça sıvı tüketmek gerekir. Uzun süreli susuzluklardan, bünyeyi yıpratabileceği için kaçınmak gerekir. Obezite cerrahisi sonrası beslenmeye yaklaşık olarak ilk ayda alışılmaktadır. Fakat bu uyum süreci genellikle 6 ay kadar sürebilmektedir. Bizim önerimiz sıvı tüketimini bir alışkanlık haline getirmek ve mümkün olduğunca sık aralıklarla sıvı tüketerek susuzluğu önlemektir.  Kiloya göre günlük 2-3 lt sıvı tüketmek, hava sıcaksa bu miktarı yarım lt kadar artırmak gerekir. Mide küçültme ameliyatı sonrası beslenmede sıvı tercihini su ve ayran olarak kullanmanız yararınıza olacaktır.

 Mide küçültme ameliyatı sonrasında diyetisyen takibi elzemdir:

Çünkü obezite cerrahisi sonrası diyet, diğer diyetlerden farklı olarak sadece bu konuda profesyonelleşmiş diyetisyenlerce düzenlenir.Her ne kadar mide hacmi azaldığı için diyete uyum kolaylaşsa da aşırı kalorili beslenme alışkanlıklarını devam ettirenler yeteri kadar kilo verememektedirler. Sıkça söylediğim gibi amaç bir an önce zayıflamak değil, uzun süre ince ve zinde kalmak olmalıdır.

 Obezite cerrahisinin sonuçları yüz güldürücü olsada, obezite cerrahisi ameliyatlarından mucize beklemek yanlış bir tutumdur. Mümkünse herkesin ilk önce diyet ve egzersiz incelmesini tavsiye ederim.

 Hastalarımın benden sıkça duydukları üzere amaç mide küçültme/ tüp mide ameliyatı sonrası uzun süre ince ve zinde kalmaktır. Zinde ve ince kalmak isteyenlere tavsiyem; diyetisyen takibine uymaları, egzersize devam etmeleri ve hatta bir psikolog desteği ile zayıflama konusunda kendilerini motive tutmaları olacaktır. 

  Tüp mide/ mide küçültme ameliyatı sonrası kilo almak istemiyorum neler yapabilirim?

 Zayıflama, sağlıklı beslenme, düzenli spor yapma motivasyon işidir. Ameliyatla zayıflamaya karar vermek de aynı şekilde güçlü motivasyon gerektirir. Hepimizin duygu durumu gün içinde çeşitli dalgalanmalar göstermekte. Peki zayıflama motivasyonunu nasıl sağlayacağız? Obezite cerrahisinde en hızlı kilo verme dönemi ilk ay olduğu için 1. Ayda hastaların duygu durumu olumlu yönde etkilenerek zayıflama motivasyonu artmaktadır.  Fakat bu ilk aylık dönemde hastaların günlük kalori alımı eskiden aldıklarına oranla azaldığı için kişi kendini asabi hissedilir. Bu dönemi rahat atlatıp, zayıflama motivasyonunu kaybetmemek için mide küçültme ameliyatı sonrası psikolog takibi öneririm. Mide küçültme ameliyatı sonrası gerekli kalori ihtiyacı diyetisyen kontrolünde sağlanarak bu duygusal dalgalanma süreci çok daha kolay atlatılabilir. Mide küçültme ameliyatı sonrası 1. Ayda düzenli spora başlanarak kas kitlesi artılabilir. Bunun size avantajı daha fazla kalori yakılması ve uzun dönemde cilt sarkması problemlerinin önüne geçilmesi olacaktır. Bu dönemde obezite cerrahisi sonrası süreçte iyileşme devam edeciği için benim önerim mide küçültme ameliyatı sonrası egzersizlerin bir kişisel antrenör gözetiminde yapılması olacaktır. 

 Zayıflama yolculuğu bir ekip işidir

 Obezite cerrahisi, tüp mide/mide küçültme ameliyatları hakkında araştırma yapanlara tavsiyem; sadece fiyat konusunda odaklanmaktan ziyade sonuca odaklanmalarının doğru seçim yapmaları konusunda daha isabetli olacağıdır. Çok sayıda obezite cerrahisi yapan doktorların, yüksek kalitede hizmet veren, deneyimli personelin bulunduğu obezite cerrahisi yapılan hastenelerin, bünyesinde obezite cerrahisi sonrası beslenme desteği için diyetisyen ve motivasyon için psikolog bulunduran ekiplerin mide küçültme/tüp mide ameliyat fiyatları daha yüksek olacaktır fakat hastaların ameliyat ve sonrasındaki süreçleri daha konforlu olduğu gibi, ideal kilolarını korumaları daha mümkündür. Unutulmamalıdır ki “ Ucuz etin yahnisi yavan olur.”